merhaba dunya

Bu benim kalıcı olmasını temenni ettiğim son blog denemem… Bundan önce yarım yamalak çalıştığım blog denemelerim oldu.

İlk denediğim zamanlar bırakın blog yazanı, blog kavramı diye birşey yoktu. Yıl 1995! Dile kolay 25 yıl olmuş! O dönem bilgi ihtiyacımızı Altavista gibi o dönemin arama motorları kullanarak, bir takım akademik ve ansiklopedik yazıları bir araya getiren, yorumlayan kişilerin yazılarını yine altavista üzerinden text dosyalarını indirerek giderirdik. Daha kolay bir arama motoru olan Yahoo piyasaya çıktığı zaman ise, daha düzenli bilgi arama dönemine girdik ve bizim gibi amatörlere de yeni yazı alanları oluşmaya başladı. Gençliğimizin vermiş olduğu bilgisizlik, ülkenin genel teknoloji yetersizlikleri ve interneti kısa fakat verimli kullanma zorunluluğumuzdan kaynaklı bu yolda çok bir şeyler yapamadık. Zaten blog yazabilmek için bir hosting kiralamak, alan adı satın almak tamamen hayaldi. İnterneti 36k hızındaki modemlerle, derme çatma yarı açık bilgisayar kasalarının arkasına eğilerek, telefon hat kablosunu bir telefona bir modeme takacak şekilde kullanarak tüketirdik. İhtiyacımız kadar olan sayfaya hızlıca girer, okuyacağımız bilgileri tek tek açar sonra hemen modemi kapatır çevrimdışı okumaya devam ederdik. Bazen de yardımcı programlar ile tüm siteyi komple indirip yine çevrimdışı okurduk. Bazen bu siteleri arşiv olarak saklardık. İlk blog denemem bu dönemin zorluğu ve gençliğimizin fos heyecanı ile kayboldu gitti. Zaten ne yazacak adam ne de okuyacak adam vardı ama yaptık mı yaptık!

İkinci denemem ise Msn Messenger dönemleri, henüz sosyal ağ deneme projeleri olan My Space dönemlerindeydi. Daha elit kesimin kullandığı My Space ‘de hızlı bir oyun yazarı olarak giriş yapıp belli bir kitle edinmiş olmama rağmen Lise sonrası “ne olacağım ben” kaygısı ile iş bulma/üniversite kazanma telaşları arasında bu denemem de son buldu.

Bu dönemden beri her altı ayda bir güncellediğim “geniş zamanda yapılacaklar” listem, her 6 ay sonrası güncellenme günü geldiğinde ileri tarihe ertelene ertelene, 2020 yılı başı itibari ile 40.kez ertelenerek 20. ertelenme yılını büyük bir çoşku ile kutladı.

Gelin görün ki 20 yıl ertelenerek bekleyen, sadece keyif amaçlı yazıp çizmek istediğim bu platform Covid-19 nedeni ile evde kaldığımız günlerde “artık harekete geçmemek için bahanen kalmadı” manifestosu ile hayata geçirdiğim birkaç projeden biri olarak 20 yıl sonra tekrar start aldı. Etrafımda bu yönde beni sürekli destekleyen, sürekli olarak yazmamı isteyen geniş kitlenin (2 kişi) (yani en azından benim hayatımda geniş yeri olan kitlenin) gazıyla, henüz hangi kategoride ne yazacağıma karar veremeden hızlı bir giriş yaptım. Genel olarak mesleki konularda çok fazla yazmamı isteyen eski öğrencilerim/arkadaşlarım olsa da, ben biraz daha ifade etmek istediğim, farklı görüp aktarmak istediğim, öğrendiğim mesleki/kişisel herşeyi kategorileştirerek tek bir platformda aktarmaya karar verdim.

İşin çok profesyoneli sayılmam. Edebiyatçı değilim. Sosyolog veya psikolog da değilim… Teknoloji ve marka insanıyım fakat blog’umu mesleki bir şov alanına çevirmek gibi bir beklentim de yok. Okumayı ve öğrenmeyi, öğrendiği yeni bir bilgiyi aktarmayı, özellikle yenilik ve teknoloji konusunda etrafını bilgiye boğmayı seven (özellikle buna açık olanları) bir kişiyim. Ne okuyanı, ne kendimi, ne de başka birşeyi değiştirme/yargılama gibi bir misyonum yok. Yazım hatalarına takılıp hemen dile getirmek isteyen, ” -de -da ları ayırmamışsın”cılar, “çok uzun yazmışsın ya biraz kısa yaz”cılar, “ne yazdın ki sen şimdi”ciler için, yazacağım yazıların hepsini “okumak zorunda olmadığınız yazılar” ismiyle ayrıca etiketlemiş olduğumu şimdiden bildirmek isterim. Burası şimdilik benim küçük yazı alanım… Blog’um; benimle sohbet ederken, bilgi paylaşımında bulunurken zevk alan, teknolojiyi ve yeniliği seven, tartışmasını sadece “kelimeler” ile yapabilen, özellikle önyargısız okuyabilen herkes için ilerleyen dönemde hoş bir uğrak yeri olabilir temennisindeyim. Sevgiler…

6 thoughts on “Merhaba Dünya!”

  1. Hayırlı olsun, merakla bekliyorum yeni yazılarını. Tam seni yansıtan bir blog sayfası tarzı, Fırat tarzı…Evdeki hayranlarından bırı😊

  2. Fırat Hocam yaa sonunda senı gorebıldık Yıllardır ortalıkta dolaşan boş seo egıtmenlerınden bıktık seo makalelerını beklıyoruz.

  3. Tavsiye edeceğin teknolojik ürünler, ilginç, beyin besleyen web sitelerini bekliyorum. 20 yıl sonrasını göster.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir